Yapay Zeka vs. İnsan Zekası
Önceki makalemde,”Bilgi-işlem yapmada bilgisayar, insanı solda sıfır bırakır.” hususunda bıraktığım yere devam etmek istiyorum.
Öncelikle demiş olduğum gibi .”Bilgi- işlem yapmada bilgisayar, insanı solda sıfır bırakır.”.Bunu dememize neden olan şey ise bilgisayarların günümüzde bir komutu alıp (fetch) işlemedeki (processing) inanılmaz hızlara ulaşmalarıdır.Şu an Amerika’da Ohio Üniversitesi’nde geliştirilmekte olan süperbilgisayar saniyede 500 trilyon -yanlış hatırlamıyorsam 1000 de olabilir- işlem yapabilecek seviyede olacağı belirtiliyor.Ve bu hız günümüzdeki Japonya’da bulunan en hızlı bilgisayardan (saniyede yaklaşık 34.8 trilyon işlem yapabilen) kat kat daha fazla hızlı.Bir süper zeki insan beyninin bir işlemi yapmadaki hızının -ki bu işlem bir bilgisayarın yapabileceği oldukça karmaşık işlemden çok çok basit-, bir süperbilgisayarın çok karmaşık bir işi yapmadaki hıza oranı 1/1.000.000.000.000 (trilyonda bir) dir.Yani süper zeki bir insan saniyede bir işlem yaparken süper bir bilgisayar saniyede bir trilyon hesap yapabilmektedir.(Rakamlar yaklaşık fikir vermesi açısından verilmiştir.Hesaplamalar dahilinde bu rakamların daha fazla olabileceği de görülür).Görüyoruz ki bilgisayarlar insanları sollamış durumda ki ne büyük bir sollama, fakat bilgisayarlara bu gücü verenin de insan olduğunu düşününce insan biraz tuhaf bakıyor olaya.Çünkü bir yaratık;bir bakır gibi elementlerden ve transistörlerden oluşmuş,ruha sahip olmayan,clock cycle gibi bir tetikleyici olmadan çalışamıyacak kadar aciz bir maddeye kendinden oldukça üstün bir yapı kazandırması bana ilginç gelmektedir.Bence biz bilgisayarları zekalandırmaktan çok,insan zekasının gelişmesine çaba sarfetmenin daha iyi olacağını düşünüyorum.
İnanıyorumki bilimsel bazda ne kadar ilerlersek hayatı daha hızlı tüketmeye başlıyoruz.Geçen zaman aynı oranda aksada hissedilen öyle değil.İki ülke arasındaki yolculuklar eskilerde 2 ay sürerken şimdilerde 1 saate indi.Aslında biz yaşamı hızlandırmakla kendimize kötülük ettik.Çünkü yaşam artık zevk alınamayacak hale geldi.Belki bu kaçınılmazdı.Birileri ilerlerken biz geri kalmamalıydık.Çünkü geri kalırsak sonumuz gelecekti.Bu doğru;fakat yine de bizim için kötü oldu.Bizden kasıtım insanlık.İnsanlık tarihinde makineleşmeyle birlikte hız önem kazandı.Fabrikalarda bir yılda elle üretilebilecek bir ürün,bir ayda veya daha kısa sürede üretilmeye başlandı.Sonraları üretim fazlalığı ve modifiye olmuş hammaddelerin boşa harcanması ortaya çıktı.Artık hızlı bir şekilde dünyayı tüketmeye başladık.Bunun sonucu olarak hammadde kavgaları ve derken dünya savaşları.Küreselleşme dört bir yanımızı sardı.Biz bilimsel ve teknolojik bakımdan gelişiyoruz diye sevinirken aslında nasıl birbirimizi daha çabuk yok edebilirizi düşünmeye ve geliştirmeye başladık.İlk dinamiti bulan -yanlış bilmiyorsam Nobel olsa gerek,aklımda öyle kalmış-,insanlığa hayırlı olacağı düşüncesiyle bulmuştu ama şu an hayırından çok zararını görüyoruz.Şunu diyebilirsiniz:”Yani şimdi yeni bir şey kötüye kullanılabilir diye hiç üretilmeyecek mi?”.Hayır.Ben bunu söylemiyorum.Biz istesek te istemesek te bu böyle olacaktı zaten.Dünyanın da her insanın olduğu gibi bir kaderi vardır.Bunun sonucunda onu bu sona yaklaştıracak ta bir sebebin var olması lazım.Biliyoruz ki sebepsiz sonuç olmaz.Bu bir kuraldır.Kainat ta yaratılırken bir sebebe bağlı yaratıldı.Neyse konuyu fazla dağıtmayalım.Bu anlattıklarımı Y.Z. Gelişimi ile alakalandırırsak şunu diyebiliriz:”Biz Y.Z. ‘yi geliştirirken sonumuzun ne olacağını düşünmüyoruz.Amerikalı bilim adamları bu açıdan ikiye bölünmüşlerdir.Bir grup bilimadamı, bilimi, sonucu ne olursa olsun geliştirmeye kararlıdır.Çünkü onlara göre bilim keşfedilmeyi istemektedir.Diğer bir grup ta kendilerini bilim adamı yapan bilimin kontrollü geliştirilmesini ve insanlık için kötü bir sonuca ulaşmaması için dikkat edilmesi gerektiğini savunur.Bu kavgaları çeşitli bilim dergilerinde yayımlanan makalelerde apaçık görebilirsiniz.Şunu belirtmeliyimki bilim biz istesek te istemesek te şu an çıkar için kullanılmaktadır.Bunu kimse inkar edemez.Yapılan bütün çalışmalar ilk başından beri çıkar için yapılmakta.Buna en iyi örnek günümüzde yaşanan kimyevi ar-ge’dir.İlaç firmaları bir ilacı üretirken insanı tamamıyle iyi edeceğini planlayarak yapmazlar.Çünkü tamamıyle iyi olan insanın artık ilaç kullanma ihtiyacı kalmayacaktır.Ve hiç bir fabrika da zaten “Bir hastalığı iyi edelim de sonra fabrikayı kapatırız” diye kurulmuyor.Bir süreç başlıyor.İşte Y.Z. için de aynı şeyler geçerli.Çok zeki ve çok mükemmel bir bilgisayar eminimki inanoğlunun hiç bir faydasına yaramıyacaktır.Çünkü İnsanlıktan çok onu ilk yapan ve kullanan büyük güçlerin işine yarayacaktır.Bunun için de zaten az gelişmiş ve gelişmemiş ülkeler şimdiden hükmen yeniktirler.
Konuyu genişletirsek –zaten yeterince genişledi- Y.Z. ar-ge’sinin en üst düzeye vardığı bir vakitte insan oğluna ne iş kalacağını merak ediyorum.Her şey otomatikleşince insanoğluna ne kalacak.Bir düşünelim yakın bir gelecekte bizi neler bekliyor:
“Eve geliyoruz arabamızla,arabada sese duyarlı bir sistem.İstiyoruz ki evde klima açık olsun.Yazsa bizi serinletsin,kışsa bizi ısıtsın.Eve girdiğimizde ne soğuk istiyoruz,ne sıcak.Bir tek komutla klimayı devreye sokuyoruz.”Klima 30 derece!”.Garajımızın kapısının üstünde yine bir sensör.Arabamızdan çıkan unique bir sinyalle hemen açılıyor.Veya dahası.(Artı bu elektronik ortamlarda güvenlik en önemli şeydir.Mesela garajınızın dışardan bir sinyale açıldığını düşünürsek,bir başkasının bir cihazla bu unique sinyali bulması imkansız bir şey değil.Ve evde siz yokken hırsızların siz eve gelmeden evde bir şey bırakmaması da mümkün.Onun için size bir de otomatik polis departmanı lazım.Evin çevresinde hırsız algılandığında hırsızı yakalayacak bir polis departmanı.Öyleki bu sistemin bile kırılması mümkün.).Eve girdiniz.Baktınız karnınız acıkmış.Ama evde pişirilecek bir şey kalmamış.Evdeki internet sağolsun.Tabi ilerde internet diye bir teknoloji kalırsa.Tahmin ediyorum çok daha üstün bir teknoloji interneti altüst edecektir.Şöyle daha komplike,sadece veri,ses,text,video falan taşıyan değilde;marketten istediğiniz yiyecek içeceği evinize getiren bir multisistem.Neyse siparişnizi Multi Level Interworld’ünüzden verdiniz ve eve bir çırpıda ya robotlar tarafından veya başka bir düzenek tarafından siparişiniz evinize getirildi.Artık ilerki yıllarda kimse kimseye güvenmiyor olacağı için robotlar her yerde kullanılmaya başlanacak.Çünkü robotlar oldukça robust(çok güçlü).Hem iyi hesap yapabiliyor olacaklar hem de daha hızlı olacaklar.”
Yukarıda saydıklarım bir rüya değil.Eskiden, bir Türkiye’deki köylüye (bundan 50 sene öncesi filan) “Efendim artık İstanbul’daki sanatçıları karşımızda görebileceğiz” denildiğinde “Ya!Git işine lan!Dalga mı geçiyon lan bizlen” veyahut argo olmayan bir tabirle “Evladım seni Bakırköy’e bir götürsek ,erken bunama mı başladı nedir?” diye cevaplar alırdınız.Ama şimdide hiç birşey farklı değil.Yukarıda saydıklarımı duyunca da “Efendi sen herhalde fazla bilim-kurgu izliyorsun” diyorlar.Yukarıdakiler eskiden bilim-kurguydu;ama şimdi gerçek.Artık bilim-kurgu filimlerimiz bile değişti.Artık siz otomatik açılıp kapanan bir garajı filminize bilim-kurgu diye koyarsanız buna 21.yy.insanı kahkahayla güler.Çünkü artık otomasyon bilim kurguluktan çıktı.
Belki siz okumaktan bıktınız ama ben yazmaktan bıkmadım.Keşke daha çok vaktim olsa da hep yazsam.Şimdi Computer Hardware (Bilgisayar Donanımı) sınavına hazırlanmalıyım.Sağlıcakla kalın. “Y.Z.’yı geliştirme işimize yarar mı,yaramaz mı?”’dan veya farklı açılardan olaya bakmaya devam edeceğim.
NOT:
*Bu makalemde hiç bir alıntı yoktur.
**Önceki,şimdiki ve sonraki makalelerimden ismimi belirtmek şartıyla alıntı yapılabilir.Makalelerimin her hakkı mahfuzdur.İzinsiz kullanıma yukarıdaki şartla açıktır.Y.T.U’de C.S.E.‘den artık S. kalkmıştır.(C=Computer,S=Science,E=Engineering)
A.Tevfik İnan Hoca’nın 30.12.2003’te Data Com. dersinde yaptığı düzeltmeye dayanarak.
Mustafa ZEYBEK
Y.T.U. C.E. Department












Android’te Grafik Kaynakları-2 : View Nesnelerine Hareket Kazandırmak
Android’te Grafik Kaynakları-2 : View Nesnelerine Hareket Kazandırmak
IBM Yazılım Akademisi 2011
C#’a GENEL BAKIŞ
Kullanıcı Tahminli Sayı Tahmin Oyunu